ÖN SORUN VE BEKLETİCİ SORUN

ÖN SORUN VE BEKLETİCİ SORUN

A. ÖN SORUN

Bir davanın, görülüp karara bağlanabilmesi için, davaya bakan mahkeme tarafından, öncelikli olarak çözüme kavuşturulması gereken soruna, “ön sorun” denir. Asıl sorun hakkında sağlıklı bir yargılama yapılıp doğru bir hükme ulaşılabilmesi için, ön sorun teşkil eden hususların öncelikle çözüme kavuşturulması, zaten işin doğasından kaynaklanmaktadır. Ön sorunlar, asıl dava üzerine aşılanmış bulunan küçük davalar ya da davacıklar olarak nitelendirilmektedir. Bir başka ifadeyle ön sorun, bir davada esasa ilişkin inceleme yapılabilmesi veya esasa ilişkin incelemeye devam edilip talep sonucu hakkında karar verilebilmesi için, öncelikle halli gereken sorunlar olarak da değerlendirilebilir. Genellikle, ön sorunlar, tahkikat evresinde ortaya çıkarlar. Ancak bu durum tahkikat aşamasından önceki evrede, ön sorunun ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez. Örneğin, ilk itirazlar tahkikat aşamasından önce ortaya çıkan ve ön inceleme aşamasında incelenip karara bağlanması gereken ön sorunlar konumundadır (HMK m. 117, III). Yine, görülmekte olan bir davada dava konusu kılınan alacağın dayanağını oluşturan âdî senet altındaki imza, borçlu tarafından inkâr edilecek olursa, bu durumda da, bir ön sorunun varlığından bahsedilebilir (HMKm.208,m. III). Yargılama sırasında davaya ilişkin bir ön sorun ortaya çıkarsa, ilgili taraf, bunu, mahkemeye vereceği dilekçede yahut duruşma sırasında sözlü olarak ileri sürebilir (HMK m. 163). Yani, ön sorun hakkındaki talepte bulunulması, ya duruşma tutanağına geçirilerek ya da mahkemeye dilekçe verilmesi suretiyle gerçekleştirilir. Ön sorunlar, her zaman, ilgili tarafın dilekçe vermesi yahut sözlü olarak duruşmada açıklamada bulunması üzerine çıkmaz; bazen taraflar ileri sürmemiş olsa dahi, davanın incelenip hükme bağlanması için asıl davaya aşılanmış ve öncelikle hâlli gereken sorunlar ortaya çıkabilir. Örneğin, üçüncü bir kişinin davaya fer’î müdahale talebinde bulunması (HMK m.66 vd.) yahut taraflardan birinin eski hale getirme talebinde bulunması halinde ortaya çıkan ön sorunlarda olduğu gibi. Bu durumda, mahkeme, belirtilen hususları öncelikli olarak ve re’sen inceleyip karara bağlamak zorundadır; bir karar verilmeden yargılamaya devam edilmesi mümkün değildir. Hâkim, taraflardan birinin ileri sürdüğü ön sorunu incelemeye değer bulursa, belirleyeceği süre içerisinde, varsa delilleriyle birlikte cevabım bildirmesi için, ön sorunu konu alan talebi diğer tarafa tefhim veya tebliğ eder (HMK m. 164,1). Ön sorun hakkında iki taraf arasında uyuşmazlık mevcutsa, hâkim, gerekirse tarafları davet edip dinledikten sonra kararım verir (HMK m. 164, II). İhtiyaç yoksa hâkimin, tarafları dinlemeden, dosya üzerinden de, ön sorun hakkında karar vermesi mümkündür. Hâkim, ön sorun hakkındaki kararım tefhim veya tebliğ eder (HMK m. 164, III). Ön sorun hakkında verilmiş olan karar, hukukî niteliği itibariyle hâkimin davadan elini çekmesi sonucunu doğuruyorsa, nihaî bir karar; bu sonucu doğurmuyorsa, bir ara karan konumundadır. Örneğin, yetkinin kesin olmadığı hallerde ileri sürülen yetki ilk itirazının uygun bulunması halinde verilecek olan yetkisizlik karan, hâkimin davadan elini çekmesi sonucunu doğurduğundan, usûle ilişkin bir nihaî karar konumundadır. Buna karşılık, fer’î müdahale talebinin reddine ilişkin karar ise, bir ara kararı konumundadır; çünkü hâkimin derdest davadan elini çekmesi sonucunu doğurmamaktadır.

B. BEKLETİCİ SORUN

I. GENEL OLARAK

Bir davanın esastan görülüp hükme bağlanabilmesi, başka bir mahkemede görülen ya da henüz görülmeyip görülmesi sağlanması gereken davanın veya işin sonuçlandırılmasına yahut idarî bir makamın tespitine bağlı ise, davayı gören mahkemenin, icra etmekte olduğu yargılamayı, diğer mahkemede görülmekte olan ya da görülmesi sağlanması gereken dava veya işin sonuçlandırılmasına yahut idarî makamın kararına kadar ertelemesi halinde, “bekletici sorun”dan söz edilir. Derdest bir davanın çözüme kavuşturulması bakımından öncelikli olarak halledilmesi gereken, başka bir mahkemenin görev alanına giren ya da İdari bir makamın kararma bağlı olan sorun, henüz başka bir mahkeme ya da idari bir makamın önüne taşınmamışsa, davaya bakmakta olan mahkeme, ilgili tarafa, görevli mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir sure verir. Bu sure içerisinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmadığı takdirde, ilgili taraf, bu iddiasından vazgeçmiş sayılarak, asıl dava, mevcut haliyle karara bağlanır (HMK m. 165, II). Görüldüğü üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki bekletici sorun ile ilgili mevcut düzenleme gözetildiğinde, derdest bir dava bağlamında başka bir mahkemede görülmekte olan bir davanın ya da işin sonuçlandırılması bekletici sorun sayılabileceği gibi; henüz görülmemekle birlikte görülmesinin sağlanması gereken bir davanın ya da işin sonuçlandırılması da bekletici sorun sayılabilir. Bekletici sorun ile ön sorun arasındaki farklılıkları şu şekilde izah etmek mümkündür.

 Bir davanın ya da işin esastan görülüp hükme bağlanabilmesi açısından öncelikli olarak halledilmesi gereken sorun, davaya bakan mahkemenin görev alanına giriyorsa ön sorunun; bir başka mahkemenin yahut idari bir merciin görev alanına giriyorsa bekletici sorunun varlığından söz etmek gerekir.

 Bekletici sorunda, idari merciin karar vermesini gerektiren haller dışında, daima bağımsız bir davanın konusunu oluşturacak nitelikte bir sorun mevcuttur. Buna karşılık, ön sorun teşkil eden bir husus, çoğunlukla bir davaya vücut verebilecek bir nitelik taşımaz.

 Bekletici sorun, kural olarak, tahkikat aşamasında ortaya çıktığı halde; ön sorun ise, hem ön inceleme hem de tahkikat aşamasında ortaya çıkabilir.

 Yine, bekletici sorunda, öncelikli olarak halli gereken sorun hakkında başka bir mahkeme karar verdiği halde; ön sorunda ise, asıl davaya (sorun) bakan mahkeme karar verir. Bekletici sorun kurumu, aynı konu çerçevesinde birbiriyle çelişen kararların verilmesinin önlenmesini ve usul ekonomisinin gerçekleştirilmesine katkı sağlanmasını hedefleyen bir kurum konumundadır.

II. BEKLETİCİ SORUNUN TÜRLERİ

1. Zorunlu Bekletici Sorun

Bekletici sorun sayma kararının dayanağını kanuni bir zorunluluk oluşturuyorsa, “zorunlu bekletici sorun”dan söz edilir. Sözü edilen halde, hâkime bekletici sorun sayıp saymama bağlamında herhangi bir takdir hakkı tanınmamıştır. Zorunlu bekletici sorun kurumu, ancak kanunun açıkça öngördüğü hallerde işlerlik kazanır. Bu bağlamda şu örnekler sıralanabilir: Anayasa’ya aykırılık iddiaları hakkında Anayasa Mahkemesi Kararı (AY. m. 152), yargı yolu uyuşmazlığı hakkında Uyuşmazlık mahkemesi kararı (UMK m.18,19), itirazın kesin kaldırılmasında, murisin borcundan dolayı takip edilen mirasçının terekenin borca batık olduğu yönünde açtığı davadaki hukuk mahkemesi kararı (İİK. m. 68/4), bekletici sorun yapılmak zorundadır.

2. İhtiyari Bekletici Sorun

Bir davaya bakmakta olan hâkim, önündeki uyuşmazlığın daha sağlıklı ve daha doğru bir biçimde çözüme kavuşturulabilmesi açısından, başka bir mahkemede hâlihazırda görülmekte olan yahut yeni ikâme edilmesi gereken bir davanın, yasal bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, sonucunun beklenilmesine ihtiyaç duyuyor ise, ‘‘ihtiyarî bekletici sorun "dan söz edilir. Bu tanımlamadan da anlaşılacağı üzere, ihtiyarî bekletici sorun bağlamında ortaya çıkabilecek olan iki ayrı olasılık ortaya çıkabilir: - Görülmekte Olan Bir Davanın Bekletici Sorun Yapılması: Görülmekte olan bir davanın bekletici sorun yapılabilmesi için, görülen davayla sonucu beklenilecek olan derdest dava arasında bir bağlantı bulunmalıdır Yani, sonucu beklenen davada verilecek olan hüküm, bekletilecek olan davada verilecek hüküm üzerinde etkili bir nitelik taşımalı; belirleyici bir fonksiyona sahip bulunmalıdır. Bir başka ifadeyle derdest başka bir davada verilecek olan karar, bekletici sorun kararı verilecek mahkemedeki davanın konusunu oluşturan asıl sorun hakkında karar verilebilmesi bağlamında bir ön sorun teşkil etmelidir. Bu belirleme, somut olayın koşullarına göre, asıl sorunu konu alan davaya bakan mahkemenin hâkimi tarafından gerçekleştirilir. Örneğin, el atmanın önlenmesi davası görülürken, aynı taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescili davası, yani tapu kütüğünün tashihi davası açılmışsa, bu dava, el atmanın önlenmesi davası bağlamında bekletici sorun yapılabilir. Çünkü el atmanın önlenmesi davası açan kişinin, o taşınmaz üzerinde hak sahibi olup olmaması hususu, el atmanın önlenmesi davası bakımından bir ön sorun niteliğindedir. Bekletici sorun yapılacak davanın, bekletilecek davadan önce açılmış olması da, bekletici sorun sayma bağlanımda şart değildir. Dolayısıyla, görülmekte olan davalara bakan yargı yerlerinden hangisinin diğerindeki davanın sonuçlanmasını bekleyeceği hususunda genel bir kural konulamaz. Ancak, usûl ekonomisine uygunluğun sağlanması açısından, hangisi yargılama aşamaları bağlanımda daha ileri bulunmaktaysa, daha geride bulunanın onu beklemesi, uygun bir tutum ve davranış teşkil eder. Hukuk mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile ceza mahkemesinde görülmekte olan bir dava arasında bağlantı varsa, hukuk mahkemesi ceza davasının sonuçlanmasını, görmekte olduğu dava bağlamında bekletici sorun sayabilir. Bekletici sorun sayma karan alan mahkeme, hangi davanın sonuçlanmasını bekletici sorun yapmışsa, bunu kararında açıkça göstermelidir. Bekletici sorun yapma kararı alınmışsa, bekleyecek olan mahkemenin, bekletici sorun yaptığı davanın kesin bir hükümle sonuçlanmasına kadar geçen süre için yargılamayı ertelemesi gerekir. Bekletici sorun yapma karan, hukukî niteliği itibariyle bir ara kararıdır; dolayısıyla, mahkeme, bu kararından her zaman dönüp, yargılamanın sürdürülmesi karan alabilir. Sözü edilen karar, bir ara karan olduğu için, ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yolu denetimine konu kılınabilir. - Yeni açılacak olan bir davanın bekletici sorun yapılması: Hukuk mahkemesindeki bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir mahkemenin görevine giren ve ayrı bir dava konusu yapılması gereken bir hususun çözümüne bağlıysa; mahkeme, ilgili tarafa, bu konuda dava açması için uygun bir süre verir. İlgili, belirtilen süre içerisinde görevli mahkemede dava açacak olursa, açılan bu davanın sonuçlanması, görülmekte olan dava bağlamında bekletici sorun yapılır. İlgili, belirtilen süre içerisinde görevli mahkemeye başvurmazsa, bu durumda mahkeme, ilgiliyi iddiasından vazgeçmiş sayıp mevcut haliyle görmekte olduğu davayı karara bağlar.


#hukuk muhakemeleri kanunu #hmk #ön sorun #bekletici sorun #zorunlu bekletici sorun #ihtiyari bekletici sorun

Yol Tarifi