Miras bırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı halde taşınmazını oğluna satış göstererek devretmesi, kızlarını mirastan mahrum etmek amacı taşıdığından tapu kayıtlarının iptali ve kızların da mirastan payını alması gerekir.

Yargıtay Kararı - 1. HD., E. 2015/18670 K. 2018/14258 T. 8.11.2018

 

Taraflar arasında görülen, tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Davacılar, muris babaları ...'ın ... ilçesi ...... köyü 26, 27, 99, 105 ve 107, ... ilçesi ... köyü 123 ada 27, 130 ada 3, 135 ada 10 ve 135 ada 15 parsel kayıtlı taşınmazlarını 28/07/2011 tarihinde satış suretiyle davalıya devrettiğini, mirabırakanın mal satmaya ihtiyacının olmadığını, bu satışlar nedeniyle para almadığını, davalının alım gücünün de olmadığını, davalı ...'in kardeşleri...'in bacanağı olduğunu, satıştan bu yana da taşınmazları ...'in kullandığını, murisin temlikleri davacı kız çocuklurını mirastan mahrum etmek kastı ile yaptığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline, davacıların mirasçılık payları oranında tesciline, karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı, taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldığını, mirasbırakanın borçlarını ödemek için paraya ihtiyacının olduğunu, ödeme gücünün bulunduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan...'ın .... ilçesi .... köyü 26, 27, 99, 105 ve 107, ... ilçesi ... köyü 123 ada 27, 130 ada 3, 135 ada 10 ve 135 ada 15 parsel sayılı taşınmazlarını 28/07/2011 tarihinde davalı ...'a temlik ettiği, davalı ...'in, mirasçı ... 'in bacanağı olduğu, mirasbırakan ...'ın 05/08/2013 tarihinde ölümü üzerine mirasçı olarak davacı kızları ..., ..., ... ile eşi ... ve oğlu ...'in kaldığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda; mahkemece, davacı tanıklarının birinci dereceden akraba olmaları nedeniyle beyanlarına itibar edilmemişse de, aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. (HMK 255.madde) Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılmaz. Dosyada davacı tanıklarının olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olguda yoktur. O halde olaylara çok yakın davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmelidir. Tanık anlatımlarına göre, mirabırakanın dava konusu taşınmazları tek erkek çocuğu olan davalı ...'in bacanağı ...t'e satış suretiyle tapuda devrettiği işlem tarihinde mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacının olmadığı, emekli maaşı ve sosyal güvencesinin olduğu, taşınmazların davalı ... tarafından kullanılmadığı, davalı ... ile mirasçı ... arasında taşınmazların kullanımıyla ilgili kira söleşmesi ibraz edilmiş ise de, sözleşmenin dava tarihinden sonra düzenlendiği, dava konusu tüm taşınmazların mirasçı ...'in kullanımında olduğu, mirasbırakan tarafından temliklerin kız çocuklarından mal kaçırma amacıyla bedelsiz ve muvazaalı olarak yapıldığı saptanmıştır.

Hal böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Davacılar vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


#tanıkların gerçeği söylediği karinesi #tapu iptali #muris muvazaası #muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemi #muvazaa iddiası #davanın kabulü

Yol Tarifi